23 Ocak 2017 Pazartesi

Ah Şu Yalan Hayat...

   

...Herkes, dedi, merak içinde 

Ölümden sonra hayat var mı diye 
Boşuna düşünürler 
Sanki hayat varmış gibi ölümden önce...
                                     Teoman/ Fahişe

Bu hayatın seni getirdiği mecburi sıradanlıklardan geriye insanın ne hayalleri kalıyor nede umutları. Ve gelecekten bir beklentisi de kalmıyor. Hayatın anlamsızlığının içinde kaybolup gidiyor insan. Çocuklardaki hayal gücüne hayranım içimdeki çocuğun her gün yavaş yavaş öldüğünü hissediyorum. Her çıkmazda her engelde biraz daha küçülüyor. Yaşım 37 benim içimdeki çocuk iyi dayandı bu zamana belki güçlü hayal gücüm sayesinde, belki bu düzene olan nefretim sayesinde bilemiyorum. Ama çoğu kişiden çok daha fazla dayandığını biliyorum. Çocuklarımın hayallerinin sönmesine ve içlerindeki çocuğun ölmesine izin vermeyeceğim  yaşadığım sürece. Onların da sisteme dahil olup mutsuz birer birey olmalarını istemiyorum.

Asla merak duygusunu kaybetmemeliler.
Asla gülümsemeyi bırakmamalılar. Ama gülümserken benim gibi dışarıdan sahte gülücük saçarak değil içten de mutlu olduklarını hissederek yasamalılar.
Vazgeçmeyi asla bilmemeliler.
Düştüklerinde yeniden kalkmalı.
Her üzüntünün ardında mutlu olunacak bir nokta olabileceğini bilmeliler
Hayalleriyle yasayabilmeliler.
 Ama bu medeniyetin getirdiği düzene de nasıl karsı çıkabileceklerini öğrenmeliler.

Hayatımı bu düzene karsı olan nefretim ve özgürlük tutkumla çırpınarak geçirdim. Ama örümcek ağına düşen sinek misali çırpındıkça içinde daha da çekildim. Ve seneler geçtiğinde ağlara iyice dolandığımı ve çıkış yolunu daha da tıkadığımı fark ettim. Artık çırpınmıyorum. Hayallerimi,umutlarımı kaybetmiş her şeyi kabullenmiş renksiz bir edayla yasamaya devam ediyorum.

Geriye kalan tek şey merak duygumdu. Her şeyi merak edip aynını yapabilme arzusu. Bir şeyi birileri basardıysa ben neden yapamayacakmışım diyerek. Her şeyi deneyerek yapıp vazgeçiyordum. Fark ettim ki onu da kaybetmek üzereyim. Çünkü artık nasılsa başarabileceğimi bildiğimden yapmaya da üşeniyorum . Bu gidişle babam gibi hiçbir şey yapmadan ölümü bekleyeceğim sanırım. Hayatın anlamsızlığında geceleri içip gündüz namaz kılarak anlam arayışım nereye varacak sonum ne olacak bilemiyorum. Ama çocuklarım tek enerji kaynağım ve bu mutsuzluğu onların yasamaması için elimden geceleri yapmaya kararlıyım.


Hayal gücünü yitirmeden yasamayı öğretmeli hayat enerjilerini yitirmelerine engel olmalıyım. Asla büyümemeliler çünkü büyüdüğünde gerçekten hayat çekilmez oluyor. Cedric' in de dediği gibi 37 yaşındaysan hayat gerçekten çok zor. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder