26 Ocak 2017 Perşembe

Sırtımı binaların duvarlarına yaslayıp olmadık hülyalara dalarım. Böyle bir huy edindim. Kış mevsiminde fırın duvarları tercihim oluyor. Bir yandan da ağzımla kar taneleri yakalıyorum. Sonra bir bakıyorum gökte bir kırmızı bir uçak, bol yıldız, bol çelik, bol insan. Mırıl mırıl bir şiir mırıldanıyor sırtımı fırın duvarında ısıtıyor ve ağzımla kar tanesi tutuyorum.Yanan meşe ağacının kokusu havada ,kızarmış ekmek kokusu ile savruluyor. Reçel olsa ekmeğe değil de meşe ağacına sürüp yiyebilirim. Bu düşüncemi lezzetli buluyorum. Yakaladığım bir kar tanesinde bu tadı arıyorum. Hiç de fena değil. Fırıncı olsam bütün meşeleri reçele banıp satar, bütün ekmekleri de yakardım. Olmadık hülyalar işte... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder