Sırtımı binaların duvarlarına yaslayıp olmadık hülyalara dalarım. Böyle
bir huy edindim. Kış mevsiminde fırın duvarları tercihim oluyor. Bir yandan da
ağzımla kar taneleri yakalıyorum. Sonra bir bakıyorum gökte bir kırmızı bir
uçak, bol yıldız, bol çelik, bol insan. Mırıl mırıl bir şiir mırıldanıyor sırtımı
fırın duvarında ısıtıyor ve ağzımla kar tanesi tutuyorum.Yanan meşe ağacının
kokusu havada ,kızarmış ekmek kokusu ile savruluyor. Reçel olsa ekmeğe değil de
meşe ağacına sürüp yiyebilirim. Bu düşüncemi lezzetli buluyorum. Yakaladığım
bir kar tanesinde bu tadı arıyorum. Hiç de fena değil. Fırıncı olsam bütün
meşeleri reçele banıp satar, bütün ekmekleri de yakardım. Olmadık hülyalar
işte...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder