Belki De Sensin ile ablam sayesinde tanıştım. Gittiği girişimcilik kursunda
Aykut’la, dolayısıyla bu proje ile tanıştık. Ablam gel beraber donör olalım
dediğinde korkularım ve yanlış bilgilerim yüzünden olmaz ben yapamam dedim.
Kendi kendimi ikna edebilmek için de araştırma yapmaya başladım. Bütün bir gün
boyunca nasıl olur ne yapmam gerek vs her şeyi araştırmaya çalıştım.
Bildiklerimin birçoğu yanlışmış, sandığım kadar acılı bir süreç olmasına gerek
yokmuş ama benim gibi aşı bile olduğunda bayılan bir insan için yine de
fazlaydı tüm bunlar. Çocuklara olan zaafım herkes tarafından bilinir sanırım bu
yüzden en çok o çocuklar geldi gözümün önüne. Ben korkuyorum diye kan
veremezken onlar nasıl korkularla baş etmek zorunda kalıyorlar diye düşündüm.
Bu dünyada insanlık adına ne yaptım? Koca bir hiç! Hiç bir şey icat etmedim,
kimsenin hayatını kolaylaştırmadım, hiç bir şey keşfetmedim, yani düşünüldüğünde
şu dünyada tükettiğim oksijenin hakkını verecek tek bir şey bile
yapamadım. O zaman Belki De Ben olurum diyerek en yakın Kan Merkezi'nin yolunu
tuttum, beş dakika süren bir işlemden sonra ben de donör oldum.
Bütün bunları neden anlattım aman ne iyi yapmışsın diyerek sırtımı
sıvazlamanız için mi tabi ki hayır. Donör olursunuz veya olmazsınız orası sizin
inisiyatifinize kalmış ama en azından bilgi edinmek için okuyun. Belki sizin de
yanlış bildiğiniz bir şeyler vardır, cesaret gelir ya da donör olmak isteyen
biri ile karşılaştığınızda yanlış bildiklerinizle gözünü korkutup vazgeçmesine
sebep olmazsınız. En önemlisi korkuyorum diyerek küçük bir canın korkularının
gerçeğe dönüşmesine sebep olduğunuzu bir düşünün.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder