Pencereden sokağa şöyle bir baktım. Lise öğrencileri
geçti. Ellerinde sigara. Bir tanesi kahkahasını koyverdi. Neye güldü acaba?
Sonra zayıf bir adam soğuğa aldırmadan çöp kutularını karıştırdı. Plastik,
kağıt, demir topladı. Hızla köşeyi dönüp ötedeki çöp kutusuna yöneldi. Az
sonra güneş belirdi pencerede. Koltukların, halıların üzerinde gezindi. Onları
ısıttı. Tekir kedi sırtını güneşe verdi. Horlamaya başladı. Saatin sesi ve
kedinin horultusu birbirine karışırken, usulca yerimden kalktım bir bardak çay
aldım. Sigaram olsa onu da yakardım. Lakin sigarayı bıraktım. Ölümden
korktuğumdan değil a öksürtüyor meret. Bir gün öleceksem zaten sigaradan ölmem.
Ya pişmanlıktan ölürüm, yahut karşılıksız sevmekten.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder